Albert Einstein

En ünlü fizikçinin kim olduğu bir kimseye sorulduğunda; cevap büyük olasılıkla Albert Einstein olacaktır. 1905'de; Einstein, fiziğe bakışımızı değiştirecek olan beş makale yayınladı. Onun modern fiziğe büyük katkısından dolayı, makalelerinin yüzüncü yılı anısına, 2005 Dünya Fizik Yılı için tema olarak "21. yüzyılda Einstein" alınması kararlaştırıldı. Einstein içine kapanık, oyundan hoşlanmayan, geç konuşmuş (bazı rivayetlere göre 4 yaşında) bir çocuktu. Bu yalnızlık döneminin izlerini tüm yaşamı boyunca korudu. Annesi Paulin' in isteği üzerine 6 yaşında keman dersleri almaya başladı. Klasik müzik kültürü, yaşamı boyunca onun için dinlendirici bir uğraş olacaktı. Cep pusulasının esrarıyla soru sormaya başladı. Bir pusulanın iğnesi neden hep aynı yönde dönüyordu? 4-5 yaşlarında kendisine sorduğu bir soruydu bu. 12 yaşına geldiğinde Pisagor teoremiyle tanıştı ve görünürdeki karmaşıklığa karşın bir dizi olgunun basit bir açıklaması olacağına inanmaya başladı. Liseye yazıldı. Sonra 1894' te babasının işi bozuldu ve aile, İtalya' nın Milano kentine göç etti. Einstein da Bir Zamanlar Üniversite Sınavını Kazanamamıştı!

Einstein, bir delikanlı olarak pek az zeka umudu verdi. Bir öğretmeni “sen asla bir şey olamayacaksın Eistein” sözleri üzerine katı bir disiplini ve skolastik eğitim uygulayan Alman okul sistemini terk etti. 16 yaşında iken Zürih Teknik Üniversitesi'ne girmek istedi. Ama matematik dışındaki konularda -modern diller, zooloji ve botanik bilgisi- eksik olduğu için üniversiteye alınmadı. Ancak o yılmadı. Bir liseye devam etti, lise diploması aldı, 1896' da Zürih Teknik Üniversitesi' nin fizik ve matematik öğretmeni yetiştiren bölümüne kaydolmayı başardı .

Zürih Teknik Üniversitesi, onun düşüncelerini şekillendirdi. Öğrenime başladığı zaman büyük matematikçi Hermann Minkowski ile karşılaştı. Her bilim adamının iyi bir öğretmen olduğu söylenemez. Einstein, Minkowski' nin derslerini pek ilgi çekici bulmadı; ama kuramlarının matematiksel formülasyonunda Minkowski, ona esin kaynağı oldu. Doğrusu, Minkowski de o zamanlar Einstein'i sevmiyordu, çünkü ona “tembel köpek” diyordu.

Einstein, Teknik Üniversiteden 1900' de mezun oldu; İsviçre vatandaşlığına geçti; kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Disipline karşı tutumu yüzünden öğrencilerin tarafından çok sevilen, fakat başarısız bir öğretmendi. Einstein Halya'da bir tatilden sonra, eğitimini İsviçre Federal Politeknik Okulu'nda 1901'de tamamladı; çok az derse girdiği halde, bir arkadaşının tuttuğu mükemmel ders notları sayesinde kursları geçmeyi başardı. Einstein akademik bir görev bulamayınca, 1902' de İsviçre' nin Bern kentindeki patent bürosunda memur ("üçüncü sınıf teknik uzman") olarak çalışmaya başladı. Görevi, bürodan onay almak üzere teslim edilmiş birçok icat arasından seçim yapmaktı.

1879 - 14 Mart'ta Almanya‘nın Ulm kentinde doğdu.

1880 - Babası Hermann Einstein elektrik malzemeleri üreten bir fabrikada iş bulduğundan Münih'e taşındılar. Yavaş gelişen, hatta konuşmayı da geç öğrenen Albert, bir katolik okulunda öğrenime başladı. Okulda durgunluk, çekingenlik ve hatta ilgisizlikten başka dikkati çeker tarafı yoktu. Orta öğrenimi de kendisi için çok olumsuz bir hava içerisinde geçti.

1888 - Luitpold Lisesine başladı.

 

 

1894 - Ailesi İtalya'ya giderken kendisi Almanya'da kaldı ve sıkıntıdan okulunu bitiremedi.

1895 - İtalya'daki ailesine katıldı, Zürih'teki ETH sınavlarında başarısız olduğundan İsviçre'nin Aarau kentine gitti.

1896- Liseyi Zürih'in Aarau kentinde bitirdi. Zürih'teki ETH'nın (Isviçre Federal Teknoloji Enstitüsü) fizik ve matematik öğretmeni yetiştiren bölümüne yazıldı.

 

1900 EHT'yi altı tam puan üzerinden 4.91 ortalama ile bitirmesine rağmen başvurduğu hiçbir profesör, ilgisizliği yüzünden Einstein'ı asistan olarak almayı kabul etmemişlerdi.
1901 İsviçre vatandaşı oldu. Varis ve düz taban oluşunu öne sürerek askerlik yapmayı reddettiğinden geçici olarak öğretmenlik yaptı.
1902 Üçüncü sınıf teknik uzman olarak 3500 SwFr maaşla Bern Patent Ofisinde göreve başladı. Aynı zamanda Zürihte burslu öğrenciyken gayrimeşru kızı Lieserl doğdu.

1903 6 Ocakta Mileva ile evlendi.

1904 14 Mayısta ilk oğlu Hans Albert doğdu.

1905 Einstein'nın harika yılı: Zürih Üniversitesinde moleküler boyutluluk üzerine doktora tezi kabul edildi. Annalen der Physik dergisinde ikisi özel relativite, biri kuantum teorisi ve biri de Brownian hareketi üzerine olmak üzere 4 makalesi kabul edildi.

1906 İkinci sınıf teknik uzman kadrosuna terfi etti ve maaşı 4500 SwFr oldu.
1907 Einstein'nın “hayatımın en mutlu fikri” dediği gravitasyonel alanın ivmelenmeye eşit olduğu yani genel relativite düşüncesini geliştirdi.

1909 23 Ekimde Patent ofisinden istifa ederek Zürih Üniversitesinde doçent olarak çalışmaya başladı.
1910 28 Temmuzda ikinci oğlu Eduard doğdu.

1911 Prag'da Alman Üniversitesinde Profesör olarak çalışmaya başladı.
1912 İsviçreye Profesör olarak geri döndü. 1914 Aralarında Nernst ve Planck gibi birçok ünlü fizikçinin bulunduğu Berlin'deki Kayzer Wilhelm Bilim Kurumunda Profesör olarak çalışmaya başladı. Ayrıldığı eşi Mileva oğullarıyla birlikte Zürih'e döndü. Einstein bu yüzden bir bekar dairesinde yaşamaya başladı.

1927-
Brükseldeki 50. Solvay Kongresine katıldı ve Neils Bohr ile kuantum teorisini tartışmaya başladı.

1933
Nazilerin başa geçmesiyle Almanya'yı terk ederek Prinstondaki “Advenced Study” Enstitüsüne katıldı. Kozmolojik sabiti reddetti.
1935
Boris Podolsky ve Nathan Rosen ile kuantum teorisine karşı keskin makaleler yazdı.
1936
Eşi Elsa vefaat etti.
1939
Bakşan Roosevelt'i atom bombasının tehlikelerine karşı uyarmak için yazılan mektubu imzaladı.

1940
İsviçre vatandaşlığından ayrılmadan Amerikan vatandaşı oldu.

1944
65 yaşında Princeton'dan emekli oldu. 1905'de yazdığı özel relativite makalesini müzayede için yazıya döktü.

1946
Atomik Bilimadamları Acil Komitesinin başkanı oldu. Dünya devletleri örgütünün kurulması çağrısında bulundu.

1952
İsrail başbakanı olması için İsrail Başbakanı tarafından teklif edildi ve red etti.

1955
Halkları nükleer silahlardan haberdar etmek için “Russell-Einstein Manifestosunu” imzaladı.

18 Nisanda saat 01'de Princeton'da aort yırtılmasından öldü. Beyni Thomas Harvey tarafından çıkartılıp, bedeni krematoryumda yakıldı.

Fiziğe getirdiği yeniliklerle bilimin gözlerini açmasında Einstein hiç kuşkusuz çok önemli bir role sahiptir.

 

 

İKİNCİ BÖLÜM Einstein Arşivi - 16.11.2006 Düzenleme 20. yüzyılın en büyük fizikçisinin 900 kadar bilimsel ve kişisel yazısı, israil'deki ibrani Üniversitesi'yle California Teknoloji Enstitüsü'nün işbirliğiyle oluşturulan bu yeni sitede orijinal halleriyle kullanıma açıldı.Dökümanlar arasında, özel görelilik ve genel görelilik kuramlarının yanısıra, bilime daha az bilinen katkıları da bulunuyor.

 

 

EINSTEIN 'DAN ALINTILAR

John Hopkins Yayınevi tarafından Ze'ev Rosenkranz imzasıyla yayınlanan Einstein'dan Alıntılar (Einstein Scrapbook) isimli kitap, 20 yüzyılın en çok ilgi çeken bilim adamının hayata bakışını gözler önüne seriyor.
Ünlü fizikçinin sözlerinden derlenen kitap, Einsten'ın sadece parlak bir zekaya değil, alçak gönüllü ve korkusuz bir kişiliğe sahip olduğunu da gösteriyor.
3/4/2003
İşte Einstein'dan bazı alıntılar:

“Özel bir yeteneğim yok. Sadece fazlasıyla meraklıyım.”

” Modern öğretim metodlarının, araştırmanın kutsal merakını boğazlamamış olması mucizeden başka bir şey değildir.”

“Ricanıza kabul edemedeğim için üzgünüm, ancak analiz edilmemiş olmanın karanlığında kalmaktan çok memnunum.” (1927 yılında kendisine psiko analiz yapılması teklif edildiğinde verdiği cevap)

“Deneyimleyebileceğimiz en güzel şey gizemdir. Gizem, bütün gerçek sanat ve bilimin kaynağıdır.”

“İnsanoğlunun kendisi ve kaderiyle ilgilenmek, bütün teknik çabaların ana amacı olmalı. Çizelgelerinizin ve denklemlerinizin arasında bunu asla unutmayın.”

“Kör bir böcek, bir kürenin yüzeyinde sürünürken, takip ettiği yolun kavisli olduğunu farketmez. Ben bunu farkedecek kadar şanslıydım.”

“Tekrar genç bir adam olabilseydim, bir bilim adamı ya da akademisyen ya da öğretmen olmaya çaılşmazdım. Mevcut durumlar dahilinde bana daha fazla bağımsızlık vermesi ümidiyle tesisatçı ya da seyyar satıcı olmayı seçerdim.”

“Matematik konusunda çektiğiniz zorluklardan yılmayın. Sizi temin ederim benimkiler hala sizinkilerden daha büyük. (12 yaşındaki bir çocuğa mektubundan)

“Eğer Amerika'daki herkes sizin davrandığınız gibi davransaydı, bu ülke savunmasız kalırdı ve köleliğin tutsağı olurdu.” (Bir savaş karşıtına mektubundan, 1941)

“Ben kederim” (Hiroşima'nın bombalandığını duyması üzerine, 1945)

“Otoriteye karşı duyduğum küçümsemenin cezası olarak, kader beni de bir otorite yaptı.”