Osmanlı’da Eğitim Enderun ve Harem

Yavuz Bahadıroğlu

Osmanlı Devletin’nde hoşgörülü, sorumluluklarını bilen, kanunlara uyan, başkalarına saygılı ve çevresine yararlı kişiler yetiştirilmesi hedeflenmiştir. 17.yüzyıla kadar Osmanlı Devleti’nde Sıbyan mektepleri, medreseler, Acemi Oğlanları Birliği, Yeniçeri Ocağı, Enderun Mektebi, tekkeler, zaviyeler, loncalar önemli eğitim kurumlarıydı. Osmanlılar gayrimüslim halka da kendi okullarını açma izni vermişlerdir.

Enderun

15. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde yönetici yetiştirmek için açılan saray okuluna Enderun denir. Kuruluşu Fatih zamanında tamamlanmıştır. Türk ailelerin yanında İslam dinini ve Türkçeyi öğrendikten sonra Enderun’a alınan çocuklar iç oğlan olarak saraya alınırlardı. İç oğlanlar sarayda matematik, tarih gibi konularda üst seviyede eğitim alırlardı. Yeteneklerine göre sportif faaliyetlerinde bulunurlardı. Bir sanat dalında mutlaka ustalaşırlardı.

Enderun’da eğitim birbirlerinin devamı olan yedi oda içinde verilirdi. Öğrenciler alt odalardan eğitime başlar, başarılı oldukları takdirde üst odalara doğru yükselirlerdi.

Bu odalar: Büyük Oda, Küçük Oda, Doğancılar Odası, Seferli Odası, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Odadır. Enderun’ da eğitimini tamamlayanlar Birun’ da ya da taşrada yönetici olarak görevlendirilirlerdi. Buna çıkma denirdi. Enderun’un özelliği sarayın içinde olmasıdır.

Enderun’dan bir çok sadrazam, vezir, komutan, müzisyen, şair, nakkaş ve ressam yetişmiştir.


Harem

Haremde; padişahın eşleri, çocukları ve cariyeleri yaşardı. Padişahın yaşadığı bölüme Hünkar dairesi denirdi.
Harem aynı zamanda okul niteliğindeydi. Hareme alınan cariyeler, kalfaların sıkı disiplini altında eğitimden geçirilirdi. Bu cariyeler özel yeteneklerine göre müzik, resim, edebiyat, örgü gibi dersler alır, bu arada dini bilgileri de öğrenmelerine büyük önem verilirdi. Harem halkı günlerini kitap okumakla özellikle tarih öğrenmekle geçirirlerdi ve musiki öğrenirlerdi.


Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu, 1945 senesinde Rize’de dünyaya geldi.

Gazeteciliğe 1971 senesinde İstanbul’da başladı.

Yeni Asya-Yeni Nesil gazetesinde muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı.

Ayrıca gazete, dergi ve şirket yöneticiliği de yapan Bahadıroğlu, gazetecilik yaparken çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikaye yayınladı. Aynı dönemde Yeni Asya-Yeni Nesil gazetesinde köşe yazıları yazdı.

Asıl çıkışını ilk romanı “Sunguroğlu” ile yaptı. Ardından “Buhara Yanıyor” romanı, ülkenin en çok satan romanlarından oldu.

Genelde Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır.

Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi ve çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı.

İki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı.

Yavuz Bahadıroğlu şu an Yeni Akit Gazetesi’nde köşe yazarlığını sürdürmektedir.

Evli ve üç çocuk babasıdır.